| |||||||||||
| |||||||||||
| » Anasayfa » Haber Ara » Radyo Genç Siyaset » Üyelik Formu » Foto Galeri » Videolar » Anketler » Sitene Ekle » RSS Kaynağı | |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
FLAŞ Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanı...Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanı İhsan Barutçunun gerçekleşen son siyasi gelişmelerle ilgili yapmış olduğu açıklamadır...
Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanı İhsan Barutçu’nun gerçekleşen son siyasi gelişmelerle ilgili yapmış olduğu açıklamadır
Değerli İstanbullular, Kıymetli Ülküdaşlarım,
Ülkemiz;12 Eylül’de yapılacak Referandum sürecine terör, işsizlik, istihdam sıkıntısı, güvensizlik, gelecek kaygısı ve ekonomik sıkıntılarla giriş yaptı. Sayın Genel Başkanımızın 13 Temmuz’da Başkent Ankara’da “Ülken için bir HAYIR yeter” Referandum sürecindeki duruşumuzun nedenlerini ve ülkemiz için kaygılarını dile getirdiği toplantıda, neden HAYIR’ dediğimizi partililerimizle ve kamuoyuyla paylaşmıştır.
Herkes gibi yakından takip ettiğimiz süreçte MHP Aydın İl Başkanlığımızın yaşadığı pankart-afiş olaylarında, Hükümetin ve asli görevlerinin dışında Hükümete yaranmak adına referandum sürecinde Aydın Valiliğinin uyguladığı ve temsil ettiği makama yakışmayan olaylara hepimiz televizyonlardan izleyerek şahit olduk.
Bugün ise Başbakan’ın Grup Konuşmasında, idam sehpasına gül bahçesine girer gibi giden Mustafa Pehlivanoğlu’nun idamından önce ailesine yazmış olduğu mektup gündeme geldi..
“Bir anlık dahi olsa; Ülkücü Hareketin şanlı mücadelesini, şehitlerini idam sehpasındaki vakar abidelerini hatırlamaları, duygulanmaları ve hatta ağlayabilmeleri bu hareketin –asalet-inin tescilidir”
”Ey İman edenler, iman ediniz” ilahi mesajı Ülkücü şehitlerimiz vesilesiyle birilerine -iman- tazeletmiştir. Anlık dahi olsa, geçici dahi olsa. Umarız kalıcı olur. Umarız siyaseten duyulan –referandum- süreciyle sınırlı kalmaz.
Necip Türk milletinin mensubu olan biz ülkücüler, Tayyip Erdoğan mazlumken mazlumluğunun yanında yer aldık. Bizim tepkimiz Başbakanın,”Ülkücünün mazlum-mağrurluğunu” siyaset malzemesi olarak kullanmasıdır.
Bizler her süreçte çizgisini bozmadan varlığımızı sürdürürken, takiyyeci ve ikiyüzlü anlayışla Türk milliyetçilerine ve Ülkücülere; “Irkçı-Kafatascı” yakıştırmasında bulunan, “ellerinde muşta bıçak var bunlar mafya kopukları”, “onlar namaza durmaz beynamazlar”, ”eli kanlı katiller” sözüyle gönderme yapan, bölücü başına “sayın” aziz şehitlerimize “alınan kelle” yorumuyla bakan, gerçekleştirdiği açılım safsatasıyla -bugünün şehidine sahip çıkamayan- Başbakan’ın, Mehmetçiğimiz için gözyaşlarını acaba 30 yıl sonra mı akıtacak yada yiğit Mehmetçiğimize sahip çıkacak mı? sorusu her Türk Milliyetçisinin aklına takılıyor.
İdam sehpasındaki gurur abidelerimiz Mustafa Pehlivanoğlu, Ahmet Kerse, Ali Bülent Orkan, Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş, Fikri Arıkan, Halil Esendağ, Selçuk Duracık, İsmet Şahin’lerin referandumun –ara malzemesi-olarak kullanılması iğrençliktir.
Biz “Dünün 12 Eylül Anayasasına da bugünün 12 Eylül anayasasına aynı gözle bakıyoruz. Dünde HAYIR dedik bugünde HAYIR” diyoruz…
Türk Milliyetçileri olarak, Bozkurt duruşumuzla Sayın Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi; “Zemzemle zehiri birleştirip altın kâsede içirmeye çalışanlara kanmayacağız”. Bizler her süreçte Ülkücülüğü ve Türk Milliyetçiliğini omurgalı duruşumuzla gururla taşıdık ve sergiledik.
Ve Tarih Türk Milliyetçilerini sergiledikleri duruşlarıyla haklı çıkarmıştır. Ve inanıyorum ki bugünkü duruşumuzla bizi yarında haklı çıkaracaktır.
Tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anarken, unutmadık unutmayacağız ve unutturmayacağız…
Onların bizlere teslim ettiği emanetimizi layıkıyla taşımak için; 12 Eylülde “Ülkemiz için bir HAYIR yeter” diyeceğiz. Editör: Serhan Özmen
|
||||||||||
|
Copyright 2010 - Genç Siyasetçiler / Design by Koçak Grafik |
|||||||||||